Son yıllarda büyük bir dönüşüm içinde olan İK departmanları, şu sıralar büyük bir sorunla daha karşı karşıya… Microsoft’un son raporu, insan kaynaklarını hedef alan yeni bir siber tehdit dalgasını daha ortaya koydu. ‘Payroll Pirates’ olarak adlandırılan bu saldırganlar, çalışan maaş hesaplarını ele geçirerek üçüncü taraf İK platformlarına sızdırıyor. Maaş korsanlarına karşı, bordro güvenliğinden ziyade İK’nın da siber direnç inşa etme zamanı geldi!
İK stratejilerinde maaş korsanlarına ve siber tehditlere karşı yeni bir kavram oluşmaya başladı: ‘Dayanıklılık Mühendisliği’. Artık yalnızca IT’nin değil, İK departmanlarının da dayanıklılık mühendisliği yaklaşımını benimsemesi gerekiyor. Bu yaklaşım, sadece sistemleri değil; insanları, süreçleri ve teknolojiyi birlikte korumayı hedefliyor. Veri güvenliğiyle, şirketler, çalışanların kişisel verilerini korumakla kalmıyor; dijital kimliklerini de güvence altına alıyor. Yeni İK anlayışında, önleyici stratejilerle kimlik doğrulama, çok faktörlü erişim (MFA) ve rol tabanlı erişim (RBAC) gibi önlemler artık İK stratejilerinin bir parçası haline geliyor. Çalışanlara siber farkındalık eğitimi verilmesi, dijital güvenliği kurum kültürüne dönüştürmek de İK departmanlarının yeni rolleri arasında yer alıyor.
İçgörü:
Yeni dönem yalnızca siber güvenliğin değil, insan güvenliğinin de tanımını yapıyor. Geleceğin İK liderleri, artık yalnızca çalışan deneyimi değil; dijital direnç de tasarlamak zorunda! İK’nın yeni rolü insan verisini koruyan siber güvenliği kültürel farkındalığa dönüştüren lider departman olma yolunda ilerliyor.