Geçtiğimiz hafta ‘Duolingo’ sosyal medya direktörü ilanı çıktı. LinkedIn’de ve diğer sosyal medya mecralarında haber olan, geleneksel medyanın bile ilgisini çeken ‘Parvez’in Duolingo’dan ayrılış hikayesi daha doğrusu transferi ve bu ilanın çıkışı aslında başlı başına müthiş bir haber değeri taşıyor. Sosyal medyayı çalkalayan bol sıfırlı Parvez etkisi çok haber oldu ama Parvez’in başarısındaki kim olduğu ve çok kimlikli duruşuna neredeyse hiç değinilmedi.
Şirketlerin sosyal medya yönetimleri ve ajanslarla ilişkisini yeniden yorumlamasına, dönüştürmesine sebep olan Zaria Parvez, Amerika’nın Pasifik kıyısında Oregon eyaletinin Portland şehrinde doğdu. Pakistanlı Müslüman bir ailenin çocuğu olan Zaria Parvez, Oregon Üniversitesi’nde reklamcılık eğitiminin ardından ilk iş deneyimi olan Duolingo’ya 2019 yılında stajyer olarak girdi. Pandeminin dünyayı ele geçirdiği bir dönemde Parvez, geleneksel medyanın etkisini giderek kaybettiğini hızla fark ederek oyun alanını genişletmek istedi. 5 yıllık junior sosyal medya döneminde markanın simgesi ‘yeşil baykuş’ bir kahramana, fenomene dönüştü. Baykuşla birlikte Parvez de yükseldi. Junior yöneticilikten global sosyal medya direktörlüğüne hızlı ve hak edilmiş bir kariyer yaptı. Forbes’da 30 yaş altı genç zenginler arasına girdi.
Çok kültürlü bir toplumda çok kimlikli bir yapıdan gelmesi, dil öğreniminde marka olan Duolingo da Parvez’in işine yaradı. Farklı kültürlere angaje olmayı, onların diline ve anlayışına uygun espri yeteneğini baykuşa Parvez kazandırdı. Baykuşu absürt, abartılı, yaramaz bir ikona çevirdi. Çok da sevimli olmayan dil öğrenmeyi baykuş sempatisiyle yendi. Çok kültürlü bir yaşam tarzından gelişini çok kültürlü bir şirkette ve işte avantaja çevirdi. Tiktok’ta baykuşun yani Duolingo’nun 16 milyon takipçisi oldu.
Parvez’in bu başarısını DoorDash bol sıfırlı bir maaşla ödüllendirildi. Ama bu başarının arkasında çok daha fazlası var. Şirket kültüründe ihmal edilen sosyal medya departmanlarının ve Gen z yeteneklerin ciro ve karlıklıkta artık pay sahip olduğu gerçeği…

İçgörü:
Zaria Parvez sosyal medyayı sadece içerik üretim ve dağıtım yeri olarak görmedi, kültürel bir ekosistem olarak tanımladı. Markanın küresel stratejisinin en büyük destekçisi oldu. Sosyal medyanın şirketlerin marka itibarının kalbinde olması gerektiğini kanıtladı!