Guillamo Pitron’un günümüz dijital dünyasını anlatan kitabı ‘Dijital Cehennem’de ‘Geek’ kavramının teknolojik yeniliklerde öncü rol üstlendiğine değiniliyor. Eskiden ‘inek ya da ahmak’ gibi daha kaba tabir olarak kullanılan geek sözcüğü, şimdi dijital dünyada deneyim sahibi olan insanlar için kullanılıyor. Estonya, İngiltere, Litvanya gibi herşeyin giderek dijitalleştiği kağıdın, şubenin olmadığı ülkelerde ‘Geek’ler yeni dijital hizmetlerin, ürünlerin ülkeye yerleşmesinde öncü pozisyonundalar. Çünkü denemekten korkmuyorlar, koleksiyonerler, bilgiyi öğrenmeyi ve yaymayı seviyorlar, yenilikçiler, her yeni model, sürüm ilgilerini çekiyor. Bu tutku ‘geek’lerin deneyim paylaşım kültürünü arttırmasını, markaların da ‘geek;’lere yatırım yapmasını ve daha da ötesi teknolojinin kiltleselleşmesini sağladı.
Markaların Geek’leri keşfetmesi ve bu alana yatırım yapması, son 1-2 yıldır karşımıza çıkıyor. Takipçi sayısından bağımsız, markaların ürünlerini test eden, markaya geri bildirim sunan, bir ürünün ya da hizmetin deneyimini iyileştiren bu yenilikçi nesil markaların artık radarında! İş birlikleriyle, sponsorluklarla değil samimi bir dille ve anlatımla sürecin içindeler. Beğendikleri ürünleri uzun yıllar hayatlarına dahil ediyorlar aynı zamanda markalar için sadık bir müşteri kitlesinin de temelini oluşturuyorlar.

GEEK’ler Teknolojinin Kitleselleşmesini Sağlıyor
Geek’ler sadece deneyim de sunmuyor aynı zamanda dijitalleşen dünyada derinlemesine bilgi ve araştırmacı ruhlarıyla yeni model, marka yaratıp öncü de olabiliyorlar. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erkan Saka’ya göre 1990’lara kadar marjinal olan bu grup, dijital ekonominin büyümesiyle öncü rolüne geçti. Saka, “Teknolojik değişimdeki öncü rolleri şüphesiz. Ama asıl kırılma noktası, geek’lerin sermaye sahibi olmaya başlamasıydı. Silikon Vadisi’nden çıkan milyarder teknoloji girişimcileri, sadece yenilik üretmekle kalmadı, aynı zamanda kültürel hegemonya kurdu. Mark Zuckerberg, Elon Musk gibi figürler artık sadece teknolojist değil, aynı zamanda rol model ve kültürel lider konumunda.
Estonya, Litvanya, İngiltere örneklerine baktığımızda, bu ülkelerin dijital dönüşümlerinde geek kültürünün etkisini açıkça görebiliyoruz. Estonya’nın e-devlet modelini kuranlar, Litvanya’nın fintech hub’ı olmasında rol oynayanlar, İngiltere’nin fintech ve yapay zeka alanlarındaki öncülüğünde etkili olanlar – hepsi geek kültürünün temsilcileri” diyor.
Saka, Geek’ler teknolojinin topluma yayılmasında sadece üretici değil, aynı zamanda kültürel çevirmen rolü üstlendiklerini belirtiyor ve geek’lerin derinlemesine uzmanlık, sosyal ağ kurma yetisi, risk alma eğilimi, kültürel hegomanya ve hibrit kimlik gibi temel özellikleri olduğunu ifade ediyor. Türkiye’de ise start up kültürü gelişse de henüz ‘geek’lerin alt kültür seviyesinde olduğunu söylüyor. Kendi hibrit kimliklerini oluşturup kültürel hegomanya kuracak düzeye gelmediklerini ekliyor.
‘Geekler’ İyi Ki Var!
Teknoloji alanında koleksiyoner olan ve aynı zamanda ilgi duyduğu alanda derinlemesine bilgi sahibi olmaya çalışan gençlerden Rüzgar Ser, “Siyaset ve tarihe derin merakım var, aynı zamanda oyun konsolu koleksiyonerim, bu konuda çok araştırma yapıyorum. Forumlar, kitaplar, YouTube videoları önümüze açılan dünyadaki her türlü bilgi kaynağından yararlanıyorum. Retro oyunlar alanında bilgi edinmeye devam ediyorum, bu alanda deneyim paylaşmayı da seviyorum. Bir konuya takılmak o alanda bilgini ve becerini arttıyor. Bence Geek’ler iyi ki var”diyor.