Yeni bir kuşak kırılımının eşiğinde yaşıyoruz. Gen Z kuşağının iş alışkanlıklarına şahidiz. Hibrit çalışma modelleri, bireyselleşmeye rağmen ekonomik koşullar nedeniyle ebeveynli yaşam tercihleri, özgürlük tanımları, dijitalle ilişkileri gibi karakterize özelliklerini çalışma hayatında aktif oldukları için görebiliyoruz. Sonrasında gelen kuşak ise ‘Alfa’ olarak nitelendiriliyor. Bu kuşakla birlikte kuşak kırılımının tam orta noktasındayız. Z kuşağından farklı ‘dijitali öğrenen değil’ dijitalin tam içine doğan çocuklar, bugün ergenliğe yaklaşıyor. Alpha kuşağı Z kuşağından farklı yapay zeka ile yeniden şekillenen dünyada yaşamaya başladı. Arama motorları, doğrulama kodları kısacası eksenleri ‘yapay zeka’ . Y ve Z kuşakları i padin, sosyal medyanın ve ilk yapay zeka asistanların yükseldiği döneme şahit olurken; Alpha kuşağı yapay zekanın oyun kurduğu, dijital ikizlerin standart hale geldiği sürecin içinde yaşıyor. Bu nedenledir ki; Alpha Kuşağı modayı, sanatı ve kültürü çok daha erken keşfeden ve genel trendlere daha küçük yaşlarda adapte olan bir kuşak.
Şimdi ise bambaşka bir eşiğin içindeyiz, adeta çağı dönüştürmeye aday ‘Gen Beta’ kuşağı geliyor. 2025 yılı ve sonrası doğanlar için World Ekonomik Forum’da bu ifade kullanılıyor. Çünkü bu kuşak kendisinden bir önce gelen Alpha kuşağından da bağımsız özellikler gösterecek bir nesil olarak konumlanacak. Henüz yeni doğan bir bebek olsalar da tamamen yapay zeka kuşağı olarak tanımlanıyorlar. Kısacası; Gen Alfa ‘Dijital yerlilerdi’ Gen Beta ‘yapay zeka yerlileri’ olacak.
Peki şirketler, İK stratejileri, markaların yaklaşımı, pazarlama stratejileri, mecralar Alpha ve Beta’ya göre nasıl şekillenecek? Gen Beta kuşağı hayatımıza yeni girse de ağırlıklı Z kuşağının çocukları olacak. Savaş, ekonomik kriz, kıtlık psikolojisiyle büyüyen ebeveynler yapay zeka çağında nasıl bir kuşağa bayraktarlık edecekler?