Kişisel Kampanyalar Sivil Toplum Kuruluşlarına Umut Oluyor!

14 Mart 2026 5 Dakika Okuma

Son yıllarda bireylerin başlattığı sosyal sorumluluk kampanyaları, sosyal medyanın en çok konuşulan hikayelerinden biri haline geldi. İster bir bağış kampanyasıyla lösemili çocuklara destek olmak, ister anlamlı bir girişimle farkındalık yaratmak gibi küçük görünen adımlar, büyük farklar yaratabiliyor. Samimi bir amaç ve gerçek bir hikaye, etkileşim alarak hızla paylaşılıyor ve insanların dikkatini çekiyor.

Yönetim Danışmanı Burak Günbal, bunun en çarpıcı örneği. Günbal’ın yaklaşık 10 yıldır uzattığı sakallarını LÖSEV’e bağışlayarak başlattığı “Milyonluk Sakal” kampanyası, yalnızca bir bağış hareketi değil; lösemili çocuklara umut veren, sosyal medyada hızla yayılan bir hikaye oldu.

BrandCorn olarak Burak Günbal’a “Bireysel kampanyalar neden bu kadar etkileşim alıyor?” diye sorduk. Cevabı netti: “İnsanlar gerçek bir amacı, anlamlı bir hikayeyi ve somut bir hareketi gördüklerinde paylaşmak ve destek olmak istiyor. Sakal, benden bağımsız hale geldi ve kampanyanın en büyük itici gücü oldu. Ayrıca insanların birbirine kenetlenme ve iyilik yapma arzusu, etkileşimin tetikleyici ana unsuru oldu. Kendi adıma, kişisel markamla özdeşleşen bir eylem yapmak ve bunu samimi bir amaç için kullanmak, başkalarına ilham oldu ve kampanyanın hızla yayılmasını sağladı” dedi.

 Türkiye’nin en uzun sakallı adamı, peki ama neden?

Markalaşmanın olmazsa olmazı farklılaşma. Farkındalığı arttıran ve kişisel marka ile özdeşleşen bir görüntü; adeta bir logo. Bunun yanı sıra, en az ürün ve hizmet kadar önemli olan sembolik dünyaya referans: Algı dünyamızdaki “sakalımız yok ki sözümüz dinlensin” önyargısına, bir yönetim danışmanından ters köşe bir yanıt. Hatırlanmayı kolaylaştırmanın ötesinde, sohbet başlatıcı özelliğiyle de, bir danışman için bulunmaz nimet.

 Öyle ise neden kesiliyor?

Tıpkı kurumlar gibi, bireyler de alışkanlıkların domine ettiği konfor alanlarında çürürler. Bunun ilacı, -kimi zaman zoraki olsa da-, değişim ve dönüşümdür. Uzun yıllara yayılan davranış kalıplarına veda etmek kolay olmasa da, gelişim için olmazsa olmazdır. Benim için de Milyonluk Sakal’a veda, metaforik anlam dünyasında, konfor alanından çıkarken daha iyiye geçişi ve yenilenmeyi sembolize ediyor.

 Milyonluk Sakal kampanya fikri nasıl doğdu?

Son yıllarda sıkça rastladığımız, kendine epey güvenen markaların, eskiden birer dokunulmaz tabu olan logolarını deforme edilebilmeleri veya akla hayale gelmeyecek başka markalarla logolarını bir arada kullanabilmeleri gibi örneklerden yola çıkarak, kariyerimin olgunluk döneminde, sıradışı bir adım atmak istedim. Sakalımı kesme fikrini açtığım birçok kişinin verdiği tepkiyi gördüğümde, bunu daha büyük ve daha iyi bir şeye çevirebileceğimi hissettim. Pazarlama konusundaki deneyimlerim yol gösterdi ve örümcek hislerimi dinleyerek bu kampanyayı hayata geçirdim.

Kampanya etkileşimini rakamlarla bize ifade eder misiniz? Ne zaman başladınız, günlük erişim sayısı ne kadara ulaştı?

Milyonluk Sakal kampanyasına 5 Mart akşamı başladık ve ilk 24 saatte 750 bin TL bağış topladık. Toplam 48 saat içerisinde 1 Milyon TL baremini geçtik. 6 günün sonunda, 93,378 gösterim ve 50,429 kişiye ulaştık. 1406 etkileşim aldığımız süreç halen devam ediyor. Kampanya 18 Mart tarihinde son bulacak ve çocuklar için harika bir bayram hediyesi olacak.

“Sakal benden bağımsız bir hale geldi”

 Kampanyayı sizin dışınızda büyüten etkenler nelerdir?

Sakal, benden bağımsız hale geldi ve en büyük etkiyi o yaptı. Bununla birlikte, etkin ağ ile pasif ağ arasındaki farkı gözlemleme fırsatımız oldu. Danışanlarımın şirketlerinin desteğinin yanısıra, kampanyaya dair farklı mecralarda yapılan haber ve yorum niteliğindeki paylaşımlar, katalizör etkisi yarattı. Bir kez daha deneyimledim ki, güzel bir hayat isteyen herkes, güzel dostlar biriktirmeli. Yüce gönüllü dostlarım olmasaydı, kampanya bu noktaya ulaşamazdı.

Sizce kampanyanın etkileşiminde etkili olan faktör neydi?

Millet olarak birbirimizi kırmaktan, hatta üzmekten asla imtina etmiyoruz fakat birlikte iyilik yapma, yardıma ortak olma ve felaketlerle el ele savaşma konularında da çok mahir bir ulusuz. Bazen kıldan tüyden bahaneler bile, bizim birbirimize kenetlenmemizi sağlayabiliyor. Demek ki, birbirimize sarılmayı özlemişiz. Bu ılık duygu, hepimizi etkileyen ve tetikleyen ana unsurdu.

LÖSEV destek verdi mi? Ve siz neden LÖSEV’i tercih ettiniz?

LÖSEV, ülkemiz için yaptıklarıyla hemen hemen herkesin takdirini kazanmış güvenilir bir kurum. Elbette geleceğimiz olan çocuklara odaklanmaları da, LÖSEV için destek çağrısı yapmamın asli nedeni oldu. Bununla beraber, LÖSEV’in tedavi dışında, ilaç desteği, doğrudan finansal destek, gıda ve konaklama desteği, eğitim, rehabilitasyon ve sosyal destek gibi alanlarda gösterdiği çabalar, çok takdire şayan. Ben de bu konularda farkındalık yaratarak rol model olmak istedim ve yol arkadaşlığı için LÖSEV’i tercih ettim.

Her kişisel kampanya viral olmuyor, içerik burda itici güç mü?

Elbette içeriğin önemi yadsınamaz fakat bu kampanyada güven, sabra ve emeğe verilen değer, kişisel marka ile özdeşleşmiş bir logonun kurban edilmesi, kıldan tüyden mütevellit de olsa büyük bir değişim vaadi ve algı dünyasında her birimizin çok ihtiyaç duyduğu iyilikle dönüşürken güzel şeylere vesile olma arzusu, büyük rol oynadı.

Faydalı Bulduysan, Paylaşman Yeterli Olur.
Paylaş
e-Bülten'e Ücretsiz Abone Olun!